Sandıklı Tarihçesi | Sandıklı 'nın Yaşam Platformu - Sandıklı 'dan Haberiniz Olsun

Sandıklı Tarihçesi

Bu makale 1961 kere okunmuş. 04 Nisan 2013 Perşembe - 23:34

 

Sandıklı Tarihçesi

Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden birisi olan Sandıklı’nın ilk kuruluşunun hangi çağlarda olduğu tespit edilememiştir.

  Sandıklı’nın bilinen en eski tarihi bakır, tunç ve demir devri dönemlerine kadar gitmektedir. Bakır çağında M.Ö.2700-2000 Sandıklı’ya  13 km. mesafede bulunan Kusura Kasabasında başşehri Kusura olan Etiler (Hitit) İmparatorluğunun mayası olan Kussar (Kursora)  Krallığı hüküm sürmüştür.İngiltere Oxford Üniversitesi tarafından 1935, 1936 ve 1937 yıllarında Kusura’da yapılan kazılarda, halen Afyon Arkeoloji Müzesinde sergilenen üç ayrı döneme Kalkolitik, Bakır Çağı ve Eti Çağlarına ait buluntular elde edilmiştir.

  Prof.Dr. W.M. Ramsey’in  1890  yılında yazmış olduğu “ Küçük Asya’nın Tarihsel Coğrafyası “  isimli kitap da ;  Sandıklı’nın “ Pentapolis “ adı altında Frigya arazisi içerisinde bulunduğu ve Pentapolis bölgesinde Otrus (Çorhisar), Bruzus (Karasandıklı), Eucarpeia (Emirhisar), Hierapoeis (Koçhisar) ve Stectorion (Menteş) adında  5  büyük şehrin olduğu ifade edilmektedir. 

  Sandıklı’nın Frigyalı’lar döneminde M.Ö. 1300-1400 yıllarında adı “Apemie Kivatos” dur. Apemie Kivatos Aziz Minanın Sandukası demektir.

  Hititlilerin Sandıklı’ya,  Hitit dilinde sandık anlamına gelen Samuka dedikleri bilinmektedir.

  Sandıklı isminin,  Grek dilinde Kivatos kelimesinin Sandık anlamına gelmesinden ve kurulduğu yerin, dağlar arasında çukurda kilitli bir kutu gibi  sandık manzarası arz etmesinden geldiği, tahmin edilmektedir.

  Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde Sandıklı, “ Sandık dolusu mallı ve mahsulatlı kazadır. Cümle  350  toprak örtülü evdir.  3  mahalle  4  mihraptır.  40  leblebici dükkanı vardır “ şeklinde ifade edilmektedir. Bu seyahatnamede Sandıklı’nın,  sandık dolusu bol mahsullü kaza olarak belirtilmesinden dolayı da Sandıklı’ya,  Sandıklı denilmiş olabilecektir.

  1071 yılında Malazgirt Savaşını kazanan Sultan Alparslan’ın orduları Anadolu’da pek çok şehir, kasaba ve kaleyi ele geçirir. Emir Sanduk adında bir Bey Afyon ve civarını 1076 yılında fetheder ve 1115 yılında da Selçuklu Sultanı 1. Kılıç Aslan Afyon ve kalesini, Germiyanoğulları da Sandıklı havalesini kendi topraklarına dahil eder.

  Rivayete  göre,  Germiyanoğullarından Sahibataoğulları, Sandıklı’nın Bizanslıların elinde bulunduğu bir zamanda  tahmini  1115  yılında Bizans beylerinden birisinin düğününe katılır. Düğüne gidilir iken, hediye götürüldüğü süsü verilerek  40 deveye  yüklenen 80  sandık içerisine  80  yiğit konulur. Herkes zevk-i alemde iken bu yiğitler sandıklarından çıkar ve ufak bir çarpışmadan sonra  Sandıklı’yı fethederler. Bu nedenle de bu yere Sandıklı adı verilir.

  2.nci Kılıç Aslan, 1018 yılında Çarı Bey ile başlayan ve Büyük Selçuklu Devletinin kuruluşundan Malazgirt savaşına kadar süren  savaşlar sonunda  ve  1176  yılında, Bizanslıları, Miryakefelon adı verilen ve Homa İlçesinden Kızılören Kasabasına doğru gelen Düzbel geçidinden sonra Sandıklı Ovasına kadar uzanan Durucasu Deresini de içine alan bölgede  bozguna uğratarak Anadolu’da Türk hakimiyetini kesin olarak kurmuştur. Türk’ün Anadolu tarihinde İkinci Malazgirt Zaferi olarak bilinen  bu savaştan sonra Sandıklı ve güney yöresine Uç Beyi olarak Emir Sungur, kuzey yöresine de (Sincanlı, Altıntaş, Kütahya) Uç Beyi olarak Emir Cafer görevlendirilmiştir.

  Germiyanoğulları döneminde Kadim Höyük üzerine inşa edilen ve halen bir bölümü ayakta duran “ Hisar Kalesi “ nin mevcut kitabesinden anlaşıldığına göre; Kale, miladi 1324 yılında Çelebiazam lakabı ile zikredilen Germiyan Sultanı Yakup Bin Beşir zamanında yapılmış olup, o dönem Sandıklı’sının “ Bolluk ve bereket içerisinde bir kaza ... “ olduğundan bahsedilmektedir. Aynı dönemde, Alamescit Köyü ile Yavaşlar Kasabasında birer cami ile Sandıklı’da Küçük Hamam adı ile bilinen hamam ve Yeni (Keçi) Camii avlusundaki han yapılmıştır.

  Günümüzden  110  sene kadar önce Sandıklı’yı ziyaret eden Şemsettin Sami Kamus-u Alem adlı kitabında Sandıklı’yı “ Bu kazanın  6515  nüfusu,  3  camisi,  4  medresesi,  3  tekkesi,  1  rüştiyesi,  1  iptida-i mektebi, birkaç mahalle mektebi,  1240  okuyucusu,  5  hanı,  Şehli ( şimdiki Çivril ilçesi ), Geyikler ( şimdiki Dinar ilçesi ) ve Dazkır ( şimdiki Dazkırı ilçesi ) adlı üç nahiyesi,  215  köyü, cem’an  74 990  nüfusu vardır “ şeklinde anlatmaktadır.

  1860 yılında Padişah Abdülmecit devrinde yeniden yapılan Osmanlı İdari Taksimatında, Hüdavendiğar (Bursa) Vilayetine bağlı bir kaza durumuna getirilen ve Şehli (şimdiki Çivril ilçesi), Geyikler (şimdiki Dinar ilçesi) ve Dazkır (şimdiki Dazkırı ilçesi) isimli üç nahiyesi  ile  215  adet köyü olan Sandıklı, 1869  yılında belediye teşkilatı ile teşkilatlandırılmıştır.

  Edip Ali Baki Bey’in yazdığı “ XVIII. Asırda Meçhul Halk Tarihi “ adlı kitapta, “ Sandıklı kaza meclisinin, vali ve mutasarrıfların ağır vergisi ile ilgili şikayetinden bahisle, o yılda ( ki miladi  1745  senesi ) şikayetin kabulü ile, verginin her taksitinden  25  kuruş tenzil edildiğini öğreniyoruz. Bu belgeden Sandıklı’nın  250  yıldan beri kaza merkezi olduğu meydana çıkmaktadır. 

  Sandıklı’nın Kurtuluş Savaşında önemli bir merkez olduğu, Osmanlı Ordusunun Beşinci Hassa Alayının kışlası olan ve  “ Yanık Kışla “ (Halen Hükümet Konağı, Askerlik Şubesi, Jandarma Karakolu, Orman İdaresi ile Sümerbank’ın bulunduğu alan) olarak anılan askeri kışlanın, Yunan Ordusu tarafından Kurtuluş Savaşında yakılmış olması  ile ortaya konulmaktadır.

  Sandıklı’da ilk Yunan işgali ve geri alınması  08 Ağustos 1921  -  09 Ağustos 1921, ikinci Yunan işgali ve geri alınması  11 Ağustos 1921  -  12-13 Ağustos 1921,  son   işgal ve kurtuluş ise  07 Eylül 1921  -  12 Eylül 1921  tarihleridir.

  Büyük Taarruzun ünlü komutanlarından Miralay Reşat Bey, vefatını takiben Sandıklı Şehir Mezarlığına defnedilerek adına anıt mezar yaptırılmıştır.  Miralay Reşat beyin naaşı, tüm İstiklal Harbi şehitleri ve gazileri ile birlikte  Ankara’da yaptırılan Devlet Mezarlığına kaldırılmış, ancak Sandıklı’daki anıt mezarı yerini korumuştur.

  Atatürk  13 Mart 1930  tarihinde Antalya’dan Ankara’ya döner iken Sandıklı’ya uğramış ve Sandıklı’da bir müddet kalmıştır.

  Sandıklı, Türkiye tarihinde adına ilk defa altın basılan bir kazadır. (İstanbul dışında adına altın basılmış bir yer de yoktur. ) Bu altınların Sultan II. Mahmut döneminde basıldığı,  “ Osmanlı Altınları “ adlı kitapta belirtilmektedir. Bu altınlar da üç ayrı tip, ½ Sandıklı Altını ( 870 milyem (ayar) 0.85 gram ),  Çeyrek Sandıklı Altını ( 870 milyem (ayar) 1.70 gram ) ve  Çifte Sandıklı Altını ( 870 milyem (ayar) 3.40 gram ) adı altında basılmıştır. Bu altınlar halen günümüz Altın Borsasında işlem görmektedir.

  Kurtuluş Savaşını takiben  1925  yılında  kurulan  Türk   Hava   Kurumunun   o  yılda “ Kendi Uçağını Kendin Al Kampanyası “ na en önde katılan Sandıklı, ilki  1926  yılında, diğeri de  1927  yılında olmak üzere  “ Sandıklı Uçağı “ adı verilen uçaklarını Türk Hava Kurumuna hediye etmiştir. Türk Hava Kurumu da buna mukabil olarak bu uçakların maketini Sandıklı’ya teşekkür mahiyetinde göndermiştir.

  1934 yılında kadınlarımıza münhasır seçme ve seçilme hakkı veren Yasanın yürürlüğe girmesini müteakip 1935 yılında yapılan ilk belediye başkan ve meclis üyeleri seçiminde, Sandıklı’da Cemile Yaman adlı bayan  belediye meclis azası olarak belediye meclisine girmiştir

  Sandıklı’da, 1934 ile 1935 yıllarında Afyon Karakuyu Tren Hattının yapımına başlanılmış ve Sandıklı Garından  ilk tren  22 Ocak 1936  tarihinde geçmiştir. Sandıklı’dan geçen Afyon Karakuyu Tren Hattının  25 Mart 1936  tarihinde yapılan açılış törenlerine dönemin Başvekili (Başbakanı) İsmet İnönü ile Nafıa (Bayındırlık) Bakanı Afyonkarahisarlı Ali Çetinkaya katılmışlardır.

  Sandıklı’nın ortasından geçen ve halen üzeri kapalı olan çayın kenarında yaklaşık  110  sene kadar önce  7  adet tabakhane bulunduğu ve bu tabakhanelerde Uşak, Afyonkarahisar, Isparta, Burdur ve Sandıklı civarından toplanan derilerin işlenip ihtiyaç fazlalarının yurt dışına ihraç edildiği bilinmektedir.

  Sandıklı’da Osmanlı Bankası  1880  yılında, Ziraat Bankası da  1890  yılında açılmış ve  1885  yılında Ticaret Odası kurulmuştur.

  Halen ilçe olan Dinar (Geyikler), Dazkırı, Sinan Paşa (Sincanlı), Kızılören ve Hocalar önceki yıllarda Sandıklı’ya bağlı birer nahiye iken sonraki yıllarda birer ilçe olmuşlardır.

 

Etiketler: Sandıklı Tarihçesi  

Yorumlar Hiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

"Sandıklı'mız Hakkında" kategorisindeki diğer makaleler

Anket Tümü
 
Son Dakika

Çok Yorumlananlar Bugün . Dün . Bu Hafta
Kritere uygun haber bulunamıyor.
Yazılım & Tasarım:
bukidesign