Sandıklı’da Ramazan Geleneği ve Ramazan Sohbetleri -12- | Sandıklı 'nın Yaşam Platformu - Sandıklı 'dan Haberiniz Olsun

Sandıklı’da Ramazan Geleneği ve Ramazan Sohbetleri -12-

Sandıklı’da Ramazan Geleneği ve Ramazan Sohbetleri -12-
Bu haber 62 kere okunmuş. 21 Mayıs 2019 Salı - 11:52


Esnaflar meslektaşlarını, ustalar maiyetindeki işçilerini(usta, kalfa, çırak, yamak),  mahallede komşular, dünür düşük olanlar birbirlerini mutlaka evlerinde iftara davet ederlerdi. Ramazan ayı boyunca herkes birbirine gider gelirdi. Sofralar ya satırdan(et) ya hamurdan (börek, tatlı) olmak üzere bolluk olurdu.(her evde sağımlık inek camız bir, iki, hatta üç tane mutlaka vardı. Her ev sütünü, peynirini, tereyağını evinde yapardı) Evdeki inek camızların terside (boku) yakacak idi. Kurban Bayramına kurbanlık evden hazırlanırdı. Kurutulmuş meyvelerden(erik, kayısı, dut, vişne, üzüm vs) yapılan hoşaflar ya da ana şerbeti içilirdi.   Şunu unutmayalım ki yemekler haşhaş yağı ile pişirilirdi.  Bilinki Haşhaş yağı Zeytinyağından sonra en sağlıklı ve hazmı kolay yağdır. Bazen kuyruk yağı (kuyruklu koyunların kuyruğunun yağı) ile Haşhaş yağı kaynatılarak karıştırılırdı. Buna da karışık yağ denirdi. Ekmek üzerine sürülür üzerinede kırmızıbiber ekilir yenirdi. Bazen de hayvanın iç yağı ile haşhaş yağı karıştırılırdı. Yemekler bunlarla da pişirilebilirdi.  

Yamak, çırak, kalfalar bayram günü namazdan sonra ilk defa ustalarının elini öpmeye evine gidilirdi. Kalfalar evli iseler eşleri ile ustanın hanımına(abla denir) eşiyle beraber bir hediye ile giderlerdi. Şayet usta dükkânına gelmiş ise kalfada dükkânda ustasının elini öperdi. 

İnsanlarımız zekât, sadaka ve hayır işlerini Ramazan ayına endeksler bütün hayır işlerini Ramazan ayında yapmaya gayret ederlerdi. Burada değerli yarenim Türkel GÖKSEL Sandıklı da verdiği bir konferansta ifade ettiği Paylaşımla ilgili şu sözleri aktarmak istiyorum. ‘’Ramazan ayını idrak ederken beynimde ilk pırıltı olarak da –Paylaşım- davranışımızı bir adım öne çıkarmak bu güzelliği gönülden kopup gelen iştiyakla dostlarla hasbihal etmek istiyorum. Fırsatlar bir ganimettir. İnsanlar için on bir ayın sultanı olarak anlam bulan Ramazan bizlere bu fırsatı her zaman fazlasıyla tanımıştır. Ramazan ona ulaşan ve hakkını verme noktasında samimi olan bireylerin gönüllerine ve vicdanlarına ter attırmalarının beklendiği bir dönemdir. Ramazan bu anlamda zamana anlam derinliği katan bir sevgi yumağıdır. Hakikati her zaman ve her koşulda iflah olmaz bir şekilde arayan insanlar kendilerini Ramazan ayında çok daha iyi hissederler. Bunun temel nedenlerinden birisi de toplumun birbirleriyle barışık bir paylaşım asaleti oluşturmuş olmasında yatmaktadır. Paylaşmak ise acıları azaltır. Paylaşabildiğin senindir. Karşılıksız vermek ve sadece Allahın rızasını dilemek en büyük erdem olsa gerek. Derken paylaşmak için zaman seçmeyin. Önümüzde ki Ramazanı beklemeyin. Yarın çok geç olabilir. Pişmanlığın fayda vermeyeceği günde pişman olmamamız için gönülleri, toprağa serme vaktidir.’’ Demişti.  

Hatta biraz daha eskilere gittik mi Fitre, zekât Ramazan’dan önce verilirmiş. Fakir fukara Ramazan’a erzaksız girmesin diye… Esnaf’ta Ramazan ayında gerçek ihtiyaç sahibinin borcunu silermiş. Millet olarak nereden nereye geldik. Benliğimizden ayrıldık. Nezaketin, güzel ahlakın, sevginin, saygının insanlığı kurtardığını unutur olduk. Maneviyattan ayrıldıkça dünyevileştik. Sonra da bize ne oldu diye hayıflanıyoruz. Artık kendi öz benliğimize dönmek şuuru ile…

Esnaf Ramazan’a özel zam yapmaz/yapamazdı, Böyle bir şey düşünmek bile abesti. Narhları Belediye Meclisi tespit ederdi. Kahvelerde lokantalarda yemek olmaz açıkta olmazdı. Şimdi Ramazan dolayısıyla kapalıyız. Hayırlı Ramazanlar yazısı insanları ne kadarda sevindirir oldu.

Akşam iftar topu atılmadan 5/10 dakika önce damlara çıkılırdı. Herkes yanında bakır bardaklarda su alır. İftarı açmak için Ulu caminin minaresinden duyulacak ezan sesi beklenirdi. Daha sonraları ise Ulu caminin minaresine bakarlardı minare de ışıklar yanınca yakadan da top atılırdı. Bu arada yassı taşlar üst üste yığılır. Başka bir taşınan da top atılınca o üst üste yığılı taşlar vurularak devrilir yıkılırdı. Bu oyunu oyalanmak oynamak için büyük küçük zengin ağalar fakirler oynardı. Her halde bu günü de devirdik anlamına mı geliyordu ne.

Sandıklıya elektrik geldiğinde camilerin minareleri ışıklandırıldı. Cami görevlilerinde birlik beraberlik bir başka sevgi, saygı hürmet vardı. Ulu Caminin Minaresi yanınca diğer Camilerin minareleri şerefeleri öyle yanardı. Ulu Camiden önce hiç birisi yanmazdı. Ramazanda Ulu Caminin minaresi şerefesi yanınca Hisar’dan ya da yakadan önceleri Topalak amca ondan sonra Mantarların Ali Osman amca topu fitillerdi.  Bizlerde bu durumu seyretmek için Hisar’a bazen Yaka ya çıkar bakardık Ali Osman amcanın top atışına/ topu fitillemesine. Mescit Camisinin önünden çıkılırdı. İnişimiz kolay olurdu. Yokuş aşağı ya bi seyirdir dik. Çorbaya evde olurduk. Oruç u mutlaka su, tuz veya zeytinle açardık.

Yakın alakası var mutlaka onun ‘’Din’’le

Oruç bozulmalıdır, Müslümanca zeytinle 

Dayı bu Şiir mi? Mani mi? Kimin bu Deyince valla aklımda kaldı. ((Daha sonra bu sözün Halil Nihat Boztepe’ye ait olduğunu öğrendik.)) 

Mesela bak Ali; ‘ Müftü Ahmet efendi, İmam İbrahim efendi, Kara müezzin dükkânın önünden geçerken herkes ayağa kalkar hürmet ederdi. Onlarda bu hürmete layık idiler. Hiçbir zaman onları adabımuaşeret dışı görmedik. Çok sevilen sayılan kişilerdi. Eskiden Ulu cami ezana başlamadan diğer camiler ezana başlamazdı. Beklerlerdi Ulu caminin ezana başlamasını. Eskinin yaşantısı bir başka idi.

 Keçe dayı- Mustafa Eldeniz(1940) 

Rahmetli Cennet mekân Terzi Hacı (Mehmet Hüsrevoğlu) Ramazan da sigara içenler eve akşam/iftara geç gitsinler. Evde proplem çıkarmasınlar derdi.. 

Sonra mutfaga girip hanım ne pişirdin. Yemeğin yağına tuzuna bakmak gibi bir işte yapmasınlar. Yoksa çıngar çıkardırlar.   

Temizlik imanın yarısı, oruç da sabrın yarısıdır. (Müslim)

Devam edecek...

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

Yorumlar Hiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Anket Tümü
 
Son Dakika

Çok Yorumlananlar Bugün . Dün . Bu Hafta
Kritere uygun haber bulunamıyor.
Yazılım & Tasarım:
bukidesign