Sandıklı’da İZ BIRAKANLAR | Sandıklı 'nın Yaşam Platformu - Sandıklı 'dan Haberiniz Olsun

Sandıklı’da İZ BIRAKANLAR

Suyun Kralı Acemoğlu Hüseyin YURTSEVEN Sandıklı’da İZ BIRAKANLAR
Bu haber 64 kere okunmuş. 06 Mayıs 2019 Pazartesi - 14:19


Sandıklı’da Çeşmeler, 

Kuyular, Pınarlar

 

Devlet Demir Yolarında yol çavuşu olarak emekli oldu.

Üç oğlu (İbrahim-Memduh-Ahmet) ve beş kızı vardır.

Hüseyin amca çok asabi yüzlü hemen, hemen hiç gülmeyen prensipli birisidir. Evi Hacıosman çeşmesinin arkasındadır.

Torunu 8/9 yaşına kadar yalancı emzikten vaz geçememişti. Torununa oğlum bu emzikten vaz geçmek için ne istersin diye sorar. Torunu mantar tabancası ister. Beraber giderler mantar tabancası alırlar. Dükkân sahibi olsun görenler olsun onlar bile hayret ederler. Hüseyin‘a torunun eline yapışmış mantar tabancası alıveriyor diye. Öyle asabi adamdı.

Torunu da bu olaydan sonra emzikten vaz geçer. (Uğur.Özeski)

Kahveden, işten, evine giderken Hacı Osman yolu üzerinde iken mutlaka öksürürdü. Çünkü Hacı Osman çeşmesinde haba kilim bulaşık sebze meyve hatta işkembe veya başka bir şey temizleyenler olurdu. Onlardan uygunsuz olan olabilir diye öksürür geldiğini haber verirdi. Çeşmede bulunan kadın kız kendine çeki düzen verir, toplanırlardı. Hacı Osman sokakta bulunan çamaşırhanenin bakım onarım işleri ondan sorulur. Çamaşır hanenin tuğlasından taşlarından kapısından, ocağından bacasından suyundan o ilgilenirdi.

Ulucaminin şadırvanının içi biraz yosun tutsa biraz yeşillense yemen içine girer bir güzel temizler pırıl, pırıl ederdi. O zamanlar şadırvanın üstü açıktı.

Hüseyin amca Sandıklıda suyun kralı idi. Hele Cuma mahallesinin suyu kanalisazyonu her şeyi ile o ilgilenirdi. Hangi çeşmenin su yolağı nereden geçiyor. Yortma nerede kumluk nerede o bilirdi. Çeşmelerin bakımı tamiri, kuyuların temizlenmesi bakımı onarımı ondan sorulurdu. Sandıklının su bakanı desek hiç yanlış sayılmaz.

Bir gün Çavuş camisinin kıble tarafında bir kuyu vardı. Oraya kuyuyu temizlemeye gidecekti. Evden çıktı sanki ayakları hiç yere değmiyordu. Ama koşmuyordu. Evden çıkmadan talimatlar yağdırır. Akşama şunu pişirin hazır olsun. Şu tatlıyı yapın hazır olsun. Şurayı silin süpürün evi temizlen diye evdekileri kasıp kavuran adam o gün alel acele evden ayrıldı. Hiçbir zaman olmadığı gibi yüzü tebessümlü idi. Dikkatimi çekti baba dedim. İşim var. Lafa tutman beni diye azarlanarak ayrıldık. Az bir zaman geçti. Evde ben hiç olmadığı kadar daraldım sıkıldım. Bir saat oldu olmadı bir telefon geldi. Babanız çavuş camisinin önündeki kuyuda rahatsızlandı dediler. Annemden izin istedim. Olay yerine giden dedim. Hayır dedi. Acı haber tez gelir. Bir şey olsa haberi gelir dedi. Derken yanında çalışan amele anlattığına göre olay şöyle gelişmiş

Kovanın kancası/çengeli( s ) gibi olan kovanın ağırlığından açılı veriyor. Kova aşağıya düşüyor. Kova Babamın üzerine düşmüş. Başına çarpmış babam orada vefat etti. Çok sevdiği hayır işinde canını verdi. Bize olayı böyle anlatılar. Bu şekilde hatırlıyorum.(Küçük kızı Fatma Yurtseven)

Rahmetli Acem Hüseyin, Serenoğlu Ali Kemal ÖZKUM’a çavuş camisinin kuyusunu temizlemek istediğini söyler. Seren Ali amca pek gönlü olmasa da (Kuyunun geliri/suyu azdı. Onun için ben kapatılmasından yanaydım.) Acem Hüseyin ısrar edince madem bildiğin gibi Hüseyin ağabey dedim. Acem Hüseyin kendisi amele tutar. Yeni demirden kova yaptırır. Seren Ali nin evinden kovayı çekmek için gerekli uzun dalları alır, çıkrık yapar. Kuyudaki atıkları temizlemek için aşağıya iner. Kuyuya iner. Hususi yaptırdığı kovayı çengele takar birkaç kova pislik temizlenir. Seren Hacı Ali amcada oradadır. Kovayı aşağıdan çekerken kovanın çengeli iyice/sağlamca bükülmediğinden ve kovanın da ağırlığından demir çengel düzeliverir. Kova aşağı düşer. Kovanın altı Acem Hüseyin’in alnına denk gelir. Bu arada Seren Hacı Ali Amca bir ip ile aşağı iner Hüseyin amcayı belinden bağlar. Amele yukarıdan çeker Ali amca da aşağıdan omuzu ile kuyudan çıkarlar. Fakat Hüseyin amcanın başından akan kanlar Ali amcanın üzerine gelir. Hüseyin amca yukarı çıkınca vefat eder.

Bu olayda kendi tuttuğu amelede 2/2.5 ay gibi hapis yatar. Takdiri ilahi böyleymiş. Su hayratını çok severdi. İnşallah Allah katında da eçirini görür. Şimdi o kuyu artık körlendi/kapatıldı.(Serenoğlu Hacı Ali Kemal Özkum)

Rahmetli; su, kuyu, çeşme, yortma, vs. dendi mi mutlaka o başında olurdu. 1975 yılında Ese gözü suyu çalışmaları olurken kumluğun (kumluğun derinliği 3,5 m.dir.) kazımı sırasında Her yerde olduğu gibi bir amele gibi çalışmıştır.

Ulucaminin suyolunda bulunan yortmaların temizliğinde çalışırkene konu komşu gelen geçene koca çeşmenin yortması buradan şuraya şöyle yol güzergâhı diye anlatırdı. Oğlum yarın bizler olmayız sizlerde bilin der herkese suyolunun güzergâhını anlatırdı. Onun suyolunu herkese anlatmasına birçok kişi içinden çok kızdı.

Geçenlerde belediye elemanları araştırıyordu ben de gördüm sordum ne yapıyorsunuz dedim. Koca çeşmenin su yolağını arıyoruz Osman amca dediler bende gösterdim kolay oldu. Dediğim gibi çıktı. Ben de Acem Hüseyin’den duymuştum.(Osman İnci)

Demek ki o anlatmakta haklı imiş. Acemoğlu Hüseyin YURTSEVEN su gibi aziz ol. Nur içinde yat. Baki kalan bu kubbede, hoş bir seda imiş.

DEVAM EDECEK...

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.

Yorumlar Hiç Yorum Yapılmamış.     'İLK YORUMU SEN YAP'

Anket Tümü
 
Son Dakika

Çok Okunanlar Bugün . Dün . Bu Hafta
Kritere uygun haber bulunamıyor.
Çok Yorumlananlar Bugün . Dün . Bu Hafta
Kritere uygun haber bulunamıyor.
Yazılım & Tasarım:
bukidesign